Kensora Glasses
Fikir şu: teknolojiye bakılan değil, içinden bakılan bir şey. Sakin, başı dik ve an'da olan, Kensora felsefesi, hafifçe üzerinde taşınan.
Başın dik, eğik değil.
Telefon bakışını aşağıya, odadan uzağa çeker. Gözlük form faktörü tam tersini yapabilir: o an önemli olan tek şeyi görüş alanının köşesine taşır, sonra kenara çekilir. Amaç daha fazla ekran değil, daha az ekran. Uygulamada olduğu gibi, başarı gerçek hayatına geri dönen zamanla ölçülür.
Bir bakış, bir akış değil.
Kaydıracak zaman tüneli yok, dikkatini çekmeye çalışan hiçbir şey yok. Su içmeni, nefes almayı, uzun süredir mesaj atmayı düşündüğün birine ulaşmayı hatırlatan sessiz bir dürtü; bir bakış olarak gelir, sonra gider. Koşturmacada sürtünmeyi keser, tıkandığında yakıt olur, bir bakışın hızında.
Tasarımdan itibaren gizli, cihazda işleniyor.
Uygulamayla aynı duruş: gözlüklerin algılayabileceği her şey kendi cihazlarında işlenir, bir sunucuya aktarılmaz. Etrafındaki insanların sürekli kaydı yok, reklam profili yok. Gizlilik sonradan eklenen bir ayar değil, başlangıç noktasındaki kısıt.
Üçlü, ellerin serbest.
Ol, Yap, Bil; hepsine telefona uzanmadan ulaşabilirsin. Aklından geçen bir düşünceyi sesle yakala, bir kelimeyle durumunu kaydet, ihtiyaç duyduğunda yere sağlam basan bir sonraki adımı al. Merkez olan Gör ve Neden ise günün sonunda her şeyi bir araya getirir.
Varsayılan olarak sakin, özellikle geceleri.
Donanım ne olursa olsun kurallar değişmez: korunan bir uyku penceresi, zor anlarda daha dengeli bir ses tonu ve hiçbir ayarın kapatamayacağı bir güvenlik tabanı. Duyularına bu kadar yakın bir cihaz, sahip olduklarının en sakini olmak zorunda.
Bugün uygulama. Belki yarın daha fazlası.
Gözlükler bir fikir, bir vaat değil. Uygulama ise gerçek ve yakın. Erken test listesine katıl; konsept bir ürüne dönüşürse ilk sen buradan duyarsın.
Erken erişime katıl →